Bence Galatasaraylılık din gibi mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım... METİN OKTAY

16.03.2010

Esirgemeden - GSK Öncülüğünde

Kulübümüz öncülüğünde, ülkemizin önde gelen sanatçılarının desteğiyle Çocuk Esirgeme Kurumu'ndaki engelli çocuklar yararına bir proje hayata geçiriliyor. Projenin adı Esirgemeden. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer ve Emel Sayın gibi dev isimlerin bir araya geldiği bir album çıkartılıyor. Ve bu dev projenin arkasında Galatasaray Spor Kulübü var. Ne olduğunu okuyunca, görüntüleri izleyince müthiş bir gurur ve mutluluk hissettim. Sessiz sedasız bu kadar önemli bir projeyi hayata getiren yönetimimizi tebrik ediyorum. Bu tip organizasyonlarda "Galatasaray" adını görünce gerçekten gururlanıyor insan.


Sosyal içerikli mesaj süsü verilerek, ota boka pankart yapıp kendi reklamlarını yapmaya çalışan taraftar gruplarının haberlerinin gün aşırı yer aldığı gazeteler ve internet sitelerinde, bu projeyle ilgili ufak bir haberin bile yer almaması şaşırtmıyor insanı. Bu yüzden en doğru haberi yine resmi sitemizden alabilirsiniz.
http://www.galatasaray.org/kulup/haber/6450.php

Buradan da ufak bir özet izleyebilirsiniz. Özellikle Engelsiz Aslanlar söylerken duygulanmamak elde değil.
http://gelgidersin.blogspot.com/2010/03/esirgemeden.html

12.03.2010

11.03.2010

İhtiyacımız Bir Tek Sensin

Ey Ruh,

En çok biz istiyoruz, en çok biz inanıyoruz bu şampiyonluğa ama gel, sensiz olmuyor. Gel Mayıs'a kadar misafirimiz ol. Gel ki tepelerine çökelim hepsinin, rüyalarını kabusa çevirelim. Gel ki eski günleri yad edelim, 2006'ya dönelim, 2000'e dönelim, 87'ye dönelim. Sensiz olmuyor "Ruhum" , gel ki Ankaragücü maçında temelli, mutluluktan kendimizden geçelim bir bahar akşamı...

9.03.2010

Çakma Şimşekler


Dün akşamdan beri ağız birliği yapılmış gibi Eskişehirspor taraftarları övülüyor. Övmeye lafımız yok da, haftasonunda taş ve para yağdı diye böğürenler, neden bu olanları konuşmuyor acaba? Toplu halde ve bando eşliğinde edilen küfürleri geçiyorum. Tüm şehirde 2-3 Galatasaraylı'ya 50 kişi saldıran, tribüne dışarıdan taş yağdıran, otobüsleri taşlayıp, içindekiler inince geri vites yapan büyük(!) Eskişehirspor taraftarının Diyarbakır militanlarından pek bir farkı yoktur artık gözümüzde....

Bu Bize Ders Olsun

Demek ki neymiş, 1 haftada gaza gelip diğerleriyle dalga geçmeyecekmissin, demek ki neymiş, ligin bitimine 11 hafta kala 5 puan farka havaya girmeyecekmişsin. Demek ki neymiş 2.kim olur" gibi ezik anketler açarsan, bir tarafında patlayabilirmiş. Normal bir kayıp yaşadık dün akşam. Biraz mantıklı düşününce bunu söylemek zor değil, çünkü ligin bitmesine daha 10 hafta var. Geçen hafta aşırı sevinmediğim gibi, bu hafta da aşırı üzülmedim(bütün haftam bu durgunlukla geçecek olsa da). Her hafta dengeler değişiyor, herkes birbirini yeniyor. Ve ben inanıyorum, bu takım bu sene şampiyon olacak!!! Siz de inanın ama mütevazi olun, sabırlı olun. Birkaç hafta daha geçince, camia olarak hep beraber şampiyonluk havasını solumaya başlayacağız zaten. Biz avantajlıyız ve şampiyon olacağız, gereksiz baskı ve stres yaratmayalım kendi kendimize.

5.03.2010

SEN SAHADAKİ BİZ, BİZ TRİBÜNDEKİ SEN


Hiçbirşeyeeeeee, değişilmeeeez senin sevgin bu dünyadaaaa. Cimbombom'uuum...

2.03.2010

Neyin Peşindesiniz

Webaslan denen çakma internet sitesi "2.'lik için en büyük aday kim" diye anket yapmış. Ulan tamam biz de inanıyoruz, biz de çok istiyoruz. Hatta belki sizden kat kat fazla istiyoruz ama bu neyin gazı? 1 galibiyet aldık altı üstü. 11 hafta var daha. Herkes birbirini yeniyor, her hafta puan durumu değişiyor. Bu hafta puan kaybetsek yine kafa kafayayız. Puan kaybetmesek ne olur, bir sonraki hafta yine bu olabilir. Kızdığımız "ezik beşiktaşlı" taraftar profilini bürünmeyin. Sağda solda Fblilerle bu kadar dalga geçmeyin. 2 hafta sonra dedikleriniz içinizde patlamasın. Havaya girmek ayrı, şampiyon ilan edip dalga geçmek ayrı. 5 puan fark 3 hafta kala olsa ben böyle birşey yapmam. Biraz sakin olun ya...

1.03.2010

Yılmaz Vural

Çok puanımızı alıp çok canımızı yakmıştır bu adam. Dün takla atsana falan diyip galibiyetin makarasını yaptık kendi çapımızda ama Sami Yen'de oyunu çirkinleştirmeye çalışmayan bir takım uzun süredir görmüyorduk. Kasımpaşalı oyuncular dün akşam "futbol" oynadılar. Tekme atıp yıldırmak istemediler, süreden çalmadılar, bizimkilerle didişmediler. Çıktılar toplarını oynadılar. Hem de ciddi şekilde oynadılar, sanıyorum bizden çok pas yaptılar. Bu açıdan hem Kaımpaşalı futbolcuları, hem de bu futbolun sebebi diye düşündüğüm Yılmaz Vural'ı tebrik ediyorum. Dünkü tezahüratın da olmasını istemezdim, onun yerine bu adamı alkışlamalıydık.
Bir konuda dürüst olmalıyım, puan kaybetseydik aynı şeyleri söyleyebilir miydim bilmiyorum. Belki aklıma bu konu gelmezdi, belki de o sinirle bunları düşünmeyebilirdim. Bu tip takımları görmek istiyoruz karşımızda. Tekmeyi tek yol olarak görmeyen, tribünü germeye çalışmayan, iyi futbol oynayıp puan almak isteyen takımlar. Belki o zaman biz de yenildiğimiz zaman da rakibi kutlama konusunda kendimizi geliştirebiliriz.

Yeterki İsteyelim

İhtiyacımız olan şey baştan beri buydu aslında. Her maç öncesi takım tribüne çağırılırken omuz omuza gelmeleri gerektiğini söylüyordum. Kasımpaşa maçından önce muhtemelen Arda ve Ayhan'ın önderliğinde takım tribüne elele geldi. Bu tip ufak noktaalar birliktelik ve takım ruhu için çok önemli. İnanmışlığın göstergesi. Nitekim bu hareketin arkasını da maç boyu doldurdular. Uzun zamandır ilk defa bu kadar mücadele ettiler, yırtındılar. Bu şampiyonluğu ne kadar istediklerini herkese gösterdiler. Mutluluğumun sebebi sadece puan farkının artması değil, bu isteği takımda görmek. Baştan beri demiyor muyuz, mücadele edersek bu takımın karşısında kimse duramaz diye. Bu hafta Eskişehir maçı da umarım istediğimiz sonuçla biterse, takımı şampiyonluk havasına iyice sokmalıyız taraftar olarak. Mart ayında da önemli maçlar var. Eskişehir(D), Ankaragücü, Trabzon(D) ve Fenerbahçe. Çok zor gibi gözüküyor ama diyorum ya, dünkü istek olduktan sonra, Mart'ı da istediğimiz şekilde kapatıp yolun sonunu görebiliriz. Yeterki isteyelim, yeterki şampiyonluk havasına girelim...

22.02.2010

Kim Bağırmışsa Ona Gitsin



Bütün akşam çıtları çıkmadı, nerdeydiler kendileri acaba? Nasıl bir acıları varsa, bir tek Ali Sami Yen'e küfür ederlerken çıktı sesleri. Acı da bir yere kadar, ölmüş bir insana 2. defa küfür etmenin insanlıkla uzaktan yakından alakası var mı bilmiyorum. Hem de birçoğunun ilk yarıda yaptıklarının çok ayıp olduğunu 100 defa kabul etmelerine rağmen. İşte meşhur "Beşiktaşlılık Duruşu" bu. Yüzünüze tükürsek boşa gider, en iyisi her zaman yaptığımızı yapıp sikimize takmamak sizi. Eyvallah, artık onu da beceremiyorsunuz ama mastürbasyona devam...

16.02.2010

Gel Perşembe Gel


Kıpırdanmalar başladı. Bu 2 gün zor geçer. Geliyoruz Pateticos, Madrid'e çıkarma yapacağız...

9.02.2010

Kupa'dan Daha Fazlası İçin

Yarın çıkacağımız kupa maçı, aslında bir turdan çok daha fazla getirileri ve götürüleri olabilecek bir maç. Elenirsek, kayıp turdan ve kupadan çok daha fazlası olabilir. Moralsiz, kazanmayı unutmuş bir Galatasaray'ın geçen sezonun Şubat ayını hatırlatmaması için dualara kalabilir işimiz. İyi bir oyunla kazanırsak, kupada yola devam etmenin dışında, kendimize güvenimizi kazanmış bir şekilde Madrid maçını bekleyeceğiz.

Bir de bunların yanında işin taraftar boyutu var. Bu maçta çok gerileceğimiz kesin. Eğer erken gol bulamazsak Ömer en az 10 dakika çalacak yine maçtan eminim. Zaten her Galatasaray maçında takımını kasap gibi oynatan bir teknik direktör bozuntusu ve onun tetikçileri olacak karşımızda. Bir de üstüne Bünyamin. Bizi hasta edecek tüm unsurlar olacak. Vakti olanların maça erken girmesi ve daha maç başlamadan protestoya ve baskıya başlaması gerekiyor bence. Tabi bunu yaparken dikkatli olmalıyız. Biz protestoyu hep küfür olarak algılıyoruz. Ama bunun başka yolları da var. Olabildiğince hakemi ve rakibi baskı altına almalıyız. Aksi halde gol bulmakta da gecikirsek, çok gerilebiliriz. Kaybımız turdan çok daha fazlası olabilir. Dikkatli olalım, Sami Yen'i hissettirelim. Sami Yen'i tepelerine yıkalım Antalya'nın. Anlamayanlara zorla öğretelim "efendi" olmayı.

5.02.2010

İnsan mısınız?

Her maç sonrası idman raporunda 3 oyuncu darbeye bağlı sakatlık haberi okuyoruz. Bu artık alenen yapılıyor ve ses çıkmıyor. İnsan diyemiyorum bile, bunu yapan da aynı biçtikleri futbolcular gibi hayatlarını futboldan kazanıyorlar işin en acı tarafı. Bunları bilerek yapanın da, görüp de görmemezlikten gelenin de yakaları sakatlıktan kurtulmasın. Daha ne diyim. En ağır küfürleri de söylesem, en ağır bedduaları da etsem biliyorum anlamaz bu kahpeler. Bu sahnelere izin verenler evlerinde rahat uyuyor mu merak ediyorum.

31.01.2010

Her Veda Zordur

Nonda'nın gönderileceğini duyduğumuzda hepimiz üzülmüştük. Doğru düzgün bir veda edememenin de verdiği üzüntü de vardı. Ama giderken ufak çapta bir tören yapıp, hizmet plaketi vermişler Nonda'ya. Bir nebze olsun içimi rahatlattı benim, mutlu oldum gerçekten. Resmi sitede fotoğrafları görünce, bir başka güzel adam Mondi'nin vedası geldi aklıma. Son konuşmasında ağlamıştı, ağlatmıştı koca adam. Onun gidişinde hiçbirşey yapamamıştık, en azından Nonda'yı biraz onurlandırarak gönderiyoruz.

29.01.2010

Biz Sizi Güldürdük, Siz de Bizi Güldürün

Güldürmeyen...

GS Bonus Kullanalım

Başkan Adnan Polat'ın bugünkü açıklamasından bir kısım, birçoğumuzun merak ettiği bir detayı açıklıyordu:
"GS Bonus Card da edinmeniz gerekiyor, o kartla yaptığınız her harcamadan biz Garanti Bankası ve Denizbank’tan komisyon alıyoruz."


Yani kartı alıp bir kenara koymak olmuyor. Harcamalarımızı da en kısa zamanda GS Bonus'a kaydırmamız gerekiyor. Ufak gibi görünen rakamlar biriktikçe ve kullanıcı adeti arttıkça gelirler müthiş rakamlara ulaşacaktır. Kurumsal bir Galatasaray için, günlük hayatımızın birçok aşamasında Galatasaray Marka'larını kullanarak kulübümüze daha fazla destek olmak hepimizin borcudur.

Hayat Ondaydı Bir Zamanlar

Biz güzel adamların ardından üzüldük her zaman. Bazen Mondi, bazen Gerets, bazen de Murat Özyer... Bazılarına çok kızmıştık görev yaptıkları sürelerde ama ortak özellikleri hep aynıydı. Sorunsuzdu bu insanlar, saygılıydı, taraftar yaptıklarını hep farketti bu güzel insanların. Nonda da zincirin son halkası dün. Sezon başında gitti gidecek derken ekstra performans ve goller izletti bize son zamanları hariç. Ama futbol bu insanlık bu. Nankörüz hepimiz. Dün baştacı yaparken, bugün yuhalayanlar oldu O'nu kendi evimizde. Kewell'ın ve taraftarın kurbanı oldu bir bakımdan. Yani gidişi güzel olmadı. Kewell'ın gitmemesi için birini feda etmemiz gerekiyordu ama yürek burktu valla, içimizi acıttı. Bu futbola bu kadar duygusal bakmamayı öğrenmem gerekiyor sanırım... Yolun açık olsun güzel adam. Umarım giderken hakkında yazılan güzel şeyleri birileri tercüme ediyordur sana...

26.01.2010

Karma Karışık Duygular

Jo gelmiş, Dos Santos geliyormuş. Şampiyon olacakmışız, final oynayacakmışız... Gönül bu be. Messi gelse içim buruk bir kere. Sezon başı transferlerin heyecanıyla geçirdik dakikaları, uykusuz kaldık ama o hep vardı. Şimdi bakıyorum kendime. Sevinemiyorum transferlere, heyecanlanamıyorum yeterince. Mayıs'ta da eksik olacak birşeyler biliyorum. Sevinemeyeceğim, heyecanlanamayacağım yeterince. Fazlaca duygusal oldu ama yalan mı söyliyim, böyle hissediyorum. Ben böyle bahtın...

12.01.2010

Yüzler Hiç Asılmasın


Arda ile Leo da somurtmasa harika fotoğraf olacakmış.
Bizim efsane üçlünün de çok iyi anlaştığını her fırsatta görüyoruz (Allah bozmasın). Baros sanıyorum, Elano'ya 2 kulak yapmış. Kewell'ın surat da komik bir hal almış. Daha kaliteli bir fotoğraf makinasıyla görmek isterdim doğrusu...

10.01.2010

Elimizle Verdiğimiz Maç

Maçtan 2 saat önce girip en azından bu sefer tribünde yenilmemek sarı kırmızıyı gözlerine sokmak için bayrak ve pankartları astık. Aslında hem sahada hem tribünde işler iyi gidiyordu. Tam 3-1 yapıp maçı alacakken inanılmaz bir şekilde yine sanki maçı kazanmışız gibi "Nevizade Geceleri"ni girdi bir kısım taraftarımız. Sonra o seti verip, üstüne maçı verdik. Maçı kaybetmemizin nedeni bu diyemem ama ne besteymiş, her dakika her saniye söyleyebilecek durumdayız nasılsa. Maç bitmek üzereyken, birkaç kişi sahaya madde attı saolsunlar, Fbliler'e bizle dalga geçecek zaman yarattılar. Maçı elimizle verdik, iyi giden tribünü de elimizle mahvettik.
Pankartları http://Galatasaraypankartlari.blogspot.com/ 'dan görebilirsiniz.

Son olarak 7 numaralı Kemal, bir insan ancak kasıtlı olarak bu kadar kötü oynayabilir. Delirtti beni.