Bence Galatasaraylılık din gibi mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım... METİN OKTAY

30.03.2010

Arma - Forma


Herşeyi kabul edebilirim, Sami Yen'de dışarıda her takıma yenilebiliriz. Can sıkar, üzer. Ama mücadele etmediklerini görmek kahrediyor insanı. İçimdeki en büyük sıkıntı rakibime kendi evimde yenilmek değil, yarışta geri kalmak da değil, bizim uğuruna öleceğimiz armayı formayı sırtına geçirenlerden beklediğimiz mücadeleyi göremememizdendir. Artık başka yerde arıyorum suçu,kendimizi suçlamaya başlıyorum. Her mağlubiyet, her kötü oyun sonrası yanlarında olduğumuzu, onları çok sevdiğimizi suçlayan bizlerdedir suç. Kadıköy'deki maçtan sonra ruhsuz oyunlarını protesto etmeyen bizdedir suç. Pazar gecesinden sonra Florya'yı basmayan, otobüsün önünü kesmeyen bizdedir suç. Elbette elaleme malzeme verip, sarı kırmızıyı lekelemek istemediğimizden vermediğimiz tepkilerdir bunlar ama susmaya devam ettiğimiz sürece, bizi umursayacak bir futbolcunun bile olacağına inancım kalmadı artık.

23.03.2010

...

Mekanın Cennet Olsun Örnek Galatasaraylı

Birkaç defa uzun uzun oturup sohbet etme, yemek yeme şansım olmuştu kendisiyle. Her halinden belli oluyordu ne kadar düzgün bir insan olduğunu, Galatasaray'ı ne kadar sevdiğini, ama kızıyordum işte, hem de aşırı derecede kızıyordum Özhan Başkan'a. Karanlık ve kaybolmuş yılların sorumlusuydu O benim için. Aslında birçoğumuz için...
Bu koca adam, çok sevdiği Galatasaray'ı yüzünden yakalandı bu hastalığa. Birkaç ay önce duymuştum, kötü haberin heran alınabileceğini. Ona rağmen kendimi hazırlamışken bile dünden beri yaşadığım üzüntünün açıklamasını arıyorum kendi kendime. Bu kadar sevmiyordum ki ben bu adamı... Seviyormuşum meğerse, insanlığını, efendiliğini, düzgünlüğünü, ve en başta Galatasaraylılığını. Her haliyle örnek bir insanı, büyük bir Galatasaraylıyı kaybettik. Kısacası bir Adanmış Hayat'ı daha kaybettik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun Başkan'ımızın. İnşallah hepimiz O'nun kadar Galatasaraylılığın ne demek olduğunu anlayabiliriz, hissedebiliriz.

22.03.2010

Değişiyoruz Bozuluyoruz

Bu sene şampiyon olabiliriz ama ben dün bir kez daha emin oldum. Galatasaray yıldız futbolcuların değil, ruhu olan Türk neferlerinin takımıdır. Biz senelerce şampiyonlukları böyle kazandık. Fenerbahçe senelerce şampiyonlukları bu şekilde kaybetti. Ve dün yine şuna emin oldum ki biz takımın kimyasını bu şekilde bozuyoruz. 2 sene öncenin takımı olsa ne yapar eder dün Trabzon'u orada yenerdi. Yenmeyi de geçiyorum, dün akşamkilerin 2 katı mücadele ederdi. O takımla aynı birkaç adam var diyebilirsiniz. Ama işte sırrı da orada zaten, o ruhu o kimyayı bozarsan, aynı adamlar da olsa bir boka yaramıyor malesef.

İstemiyorum temmuz ağustos aylarında, havaalanı karşılamalarını. Flaş transfer haberlerini. Fb'nin transfer haberlerini okumak, bizim yönetimi yavaş davranıyorlar diye, 2. sınıf yabancı topçu alıyorlar diye eleştirmek istiyorum. Eylül'de ekimde güle oynaya gitmek istemiyorum. Mart'ta şaha kalkan takım istiyorum, rakip kim olursa olsun. Zor deplasman öncesi, tüm oyuncuların götünü yırtacağından emin olmak istiyorum. Bizim tarihimiz bu hikayelerle dolu, bu şekilde tarih yazarak büyüdük biz. Bu seneki anlık sevinçleri yaşayan değil, mayıs ayında son gülen olduk, sevinçten ağlayan olduk biz. Unutmayalım ne olduğumuzu, özenmeyelim sahte güzelliklere...
Bir ekleme, sezon sonu şampiyon olursak da aynı düşünceler içinde olacağıma eminim...

19.03.2010

Karşı Yaka'dan Bi Ses mi Geliyor?

yusuf yusuf yusuf yusuf yusuf yusuf yusuf

Başlasın ortamı germeler provakasyonlar...

18.03.2010

Kınalı Kuzular Kalbimizdesiniz



Geri dönmeyi hiç düşünmeyen kahraman şehitlerimizin ruhları şad olsun...

16.03.2010

Tribünden ATILAN(!!!) Taraftar'mış

Dün akşam tüm ana haber bültenlerinde bu haberin videosu vardı. Ağız birliği yapılmışçasına görüntülerin üstüne saçma sapan laflar edildi. Vahşet, dehşet, terör herşey söylendi. Görüntüleri gösterirken, adamın kendini aşağı bıraktığını göstermiyormuş gibi "tribünden aşağı atılan" denildi, itilen denildi. Utanmadan gören gözlerin önünde bunu söylediler. Ntv denen kahpe kanal gün boyu belki 20 kere bu görüntüleri gösterdi aynı cümleleri kullanarak. Hatta daha ileri giderek, "tribünde bıçakla adam öldürülmesi" ve "tribünde silahla adam vurulması" olaylarından ne farkı var diye sorarak, şimdi bakalım ne ceza gelecek diye yönlendirerek.

Ulan ne çabuk yusuf yusuf atmaya başladınız? Çıkıp adam gibi oynicaksınız topunuzu 20000 kişinin önünde. Dizleriniz şimdiden titremeye başlamış belli. Geleceksiniz o stada sike sike. Korkmayın bu kadar korkmayın. Sabaha kadar ağlasanız da, köpeklerinizle insanların kafasını bulandırsanız da, korkunuzla yüzleşip yine geleceksiniz.

Esirgemeden - GSK Öncülüğünde

Kulübümüz öncülüğünde, ülkemizin önde gelen sanatçılarının desteğiyle Çocuk Esirgeme Kurumu'ndaki engelli çocuklar yararına bir proje hayata geçiriliyor. Projenin adı Esirgemeden. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer ve Emel Sayın gibi dev isimlerin bir araya geldiği bir album çıkartılıyor. Ve bu dev projenin arkasında Galatasaray Spor Kulübü var. Ne olduğunu okuyunca, görüntüleri izleyince müthiş bir gurur ve mutluluk hissettim. Sessiz sedasız bu kadar önemli bir projeyi hayata getiren yönetimimizi tebrik ediyorum. Bu tip organizasyonlarda "Galatasaray" adını görünce gerçekten gururlanıyor insan.


Sosyal içerikli mesaj süsü verilerek, ota boka pankart yapıp kendi reklamlarını yapmaya çalışan taraftar gruplarının haberlerinin gün aşırı yer aldığı gazeteler ve internet sitelerinde, bu projeyle ilgili ufak bir haberin bile yer almaması şaşırtmıyor insanı. Bu yüzden en doğru haberi yine resmi sitemizden alabilirsiniz.
http://www.galatasaray.org/kulup/haber/6450.php

Buradan da ufak bir özet izleyebilirsiniz. Özellikle Engelsiz Aslanlar söylerken duygulanmamak elde değil.
http://gelgidersin.blogspot.com/2010/03/esirgemeden.html

11.03.2010

İhtiyacımız Bir Tek Sensin

Ey Ruh,

En çok biz istiyoruz, en çok biz inanıyoruz bu şampiyonluğa ama gel, sensiz olmuyor. Gel Mayıs'a kadar misafirimiz ol. Gel ki tepelerine çökelim hepsinin, rüyalarını kabusa çevirelim. Gel ki eski günleri yad edelim, 2006'ya dönelim, 2000'e dönelim, 87'ye dönelim. Sensiz olmuyor "Ruhum" , gel ki Ankaragücü maçında temelli, mutluluktan kendimizden geçelim bir bahar akşamı...

9.03.2010

Çakma Şimşekler


Dün akşamdan beri ağız birliği yapılmış gibi Eskişehirspor taraftarları övülüyor. Övmeye lafımız yok da, haftasonunda taş ve para yağdı diye böğürenler, neden bu olanları konuşmuyor acaba? Toplu halde ve bando eşliğinde edilen küfürleri geçiyorum. Tüm şehirde 2-3 Galatasaraylı'ya 50 kişi saldıran, tribüne dışarıdan taş yağdıran, otobüsleri taşlayıp, içindekiler inince geri vites yapan büyük(!) Eskişehirspor taraftarının Diyarbakır militanlarından pek bir farkı yoktur artık gözümüzde....

Bu Bize Ders Olsun

Demek ki neymiş, 1 haftada gaza gelip diğerleriyle dalga geçmeyecekmissin, demek ki neymiş, ligin bitimine 11 hafta kala 5 puan farka havaya girmeyecekmişsin. Demek ki neymiş 2.kim olur" gibi ezik anketler açarsan, bir tarafında patlayabilirmiş. Normal bir kayıp yaşadık dün akşam. Biraz mantıklı düşününce bunu söylemek zor değil, çünkü ligin bitmesine daha 10 hafta var. Geçen hafta aşırı sevinmediğim gibi, bu hafta da aşırı üzülmedim(bütün haftam bu durgunlukla geçecek olsa da). Her hafta dengeler değişiyor, herkes birbirini yeniyor. Ve ben inanıyorum, bu takım bu sene şampiyon olacak!!! Siz de inanın ama mütevazi olun, sabırlı olun. Birkaç hafta daha geçince, camia olarak hep beraber şampiyonluk havasını solumaya başlayacağız zaten. Biz avantajlıyız ve şampiyon olacağız, gereksiz baskı ve stres yaratmayalım kendi kendimize.

5.03.2010

SEN SAHADAKİ BİZ, BİZ TRİBÜNDEKİ SEN


Hiçbirşeyeeeeee, değişilmeeeez senin sevgin bu dünyadaaaa. Cimbombom'uuum...

2.03.2010

Neyin Peşindesiniz

Webaslan denen çakma internet sitesi "2.'lik için en büyük aday kim" diye anket yapmış. Ulan tamam biz de inanıyoruz, biz de çok istiyoruz. Hatta belki sizden kat kat fazla istiyoruz ama bu neyin gazı? 1 galibiyet aldık altı üstü. 11 hafta var daha. Herkes birbirini yeniyor, her hafta puan durumu değişiyor. Bu hafta puan kaybetsek yine kafa kafayayız. Puan kaybetmesek ne olur, bir sonraki hafta yine bu olabilir. Kızdığımız "ezik beşiktaşlı" taraftar profilini bürünmeyin. Sağda solda Fblilerle bu kadar dalga geçmeyin. 2 hafta sonra dedikleriniz içinizde patlamasın. Havaya girmek ayrı, şampiyon ilan edip dalga geçmek ayrı. 5 puan fark 3 hafta kala olsa ben böyle birşey yapmam. Biraz sakin olun ya...

1.03.2010

Yılmaz Vural

Çok puanımızı alıp çok canımızı yakmıştır bu adam. Dün takla atsana falan diyip galibiyetin makarasını yaptık kendi çapımızda ama Sami Yen'de oyunu çirkinleştirmeye çalışmayan bir takım uzun süredir görmüyorduk. Kasımpaşalı oyuncular dün akşam "futbol" oynadılar. Tekme atıp yıldırmak istemediler, süreden çalmadılar, bizimkilerle didişmediler. Çıktılar toplarını oynadılar. Hem de ciddi şekilde oynadılar, sanıyorum bizden çok pas yaptılar. Bu açıdan hem Kaımpaşalı futbolcuları, hem de bu futbolun sebebi diye düşündüğüm Yılmaz Vural'ı tebrik ediyorum. Dünkü tezahüratın da olmasını istemezdim, onun yerine bu adamı alkışlamalıydık.
Bir konuda dürüst olmalıyım, puan kaybetseydik aynı şeyleri söyleyebilir miydim bilmiyorum. Belki aklıma bu konu gelmezdi, belki de o sinirle bunları düşünmeyebilirdim. Bu tip takımları görmek istiyoruz karşımızda. Tekmeyi tek yol olarak görmeyen, tribünü germeye çalışmayan, iyi futbol oynayıp puan almak isteyen takımlar. Belki o zaman biz de yenildiğimiz zaman da rakibi kutlama konusunda kendimizi geliştirebiliriz.

Yeterki İsteyelim

İhtiyacımız olan şey baştan beri buydu aslında. Her maç öncesi takım tribüne çağırılırken omuz omuza gelmeleri gerektiğini söylüyordum. Kasımpaşa maçından önce muhtemelen Arda ve Ayhan'ın önderliğinde takım tribüne elele geldi. Bu tip ufak noktaalar birliktelik ve takım ruhu için çok önemli. İnanmışlığın göstergesi. Nitekim bu hareketin arkasını da maç boyu doldurdular. Uzun zamandır ilk defa bu kadar mücadele ettiler, yırtındılar. Bu şampiyonluğu ne kadar istediklerini herkese gösterdiler. Mutluluğumun sebebi sadece puan farkının artması değil, bu isteği takımda görmek. Baştan beri demiyor muyuz, mücadele edersek bu takımın karşısında kimse duramaz diye. Bu hafta Eskişehir maçı da umarım istediğimiz sonuçla biterse, takımı şampiyonluk havasına iyice sokmalıyız taraftar olarak. Mart ayında da önemli maçlar var. Eskişehir(D), Ankaragücü, Trabzon(D) ve Fenerbahçe. Çok zor gibi gözüküyor ama diyorum ya, dünkü istek olduktan sonra, Mart'ı da istediğimiz şekilde kapatıp yolun sonunu görebiliriz. Yeterki isteyelim, yeterki şampiyonluk havasına girelim...