Bence Galatasaraylılık din gibi mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım... METİN OKTAY
Sahadaki Biz - Arda Turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sahadaki Biz - Arda Turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.04.2010

Boşver Kaptan Boşver

Basının doldurmalarına gelip sana sallayanları gördükçe, seni daha bi çok seviyorum, daha fazla sahipleniyorum, seninle gurur duyuyorum. Hissetlerinin bizim hissetiklerimizden en ufak farkı olmadığını biliyorum. Şampiyonluk da sevinç gözyaşları dökerken, bugün de bizim gibi içinin kan ağladığını biliyorum.

3 ay önce seni yere göğe sığdıramayanlar, 5 ay sonra O bizim evladımız canımız diyecekler, senin yaptıklarınla sevinecekler, senin lideri olduğun takımın sayesinde mutlu olacaklar. En büyük hayranın oluverecek bir anda. O yüzden boşver be Kaptan. Zordur Galatasaray'da lider olmak, bu sıkıntılar bir şekilde aşılır. Yeter ki sen bunları boşver...

5.03.2010

SEN SAHADAKİ BİZ, BİZ TRİBÜNDEKİ SEN


Hiçbirşeyeeeeee, değişilmeeeez senin sevgin bu dünyadaaaa. Cimbombom'uuum...

10.07.2009

Yeni 10'umuz


Kutsal Parçalı'nın Galatasaraylılar için en değerli numarası, Hagi'den sonra ilk defa gerçekten o numaranın hakkını verecek birine gidiyor. Hatta kaptanlıkla beraber. Buna karşı çıkacak bir kişi bile olduğuna inanmıyorum. Karakteriyle, zekasıyla, yüreğiyle, Galatasaray ruhunu hayatının her anına yansıtmasıyla, 10 numarayı da kaptanlığı da Arda'dan daha fazla kimse haketmiyor...

24.06.2009

Galatasaray'ın Ruhu

Evet evet "O", bu çocuk Arda. Galatasarayla gözlerini açıp, Galatasarayla karakter kazanan bir hayatın kanıtlarından biri daha.
Şu sıralarda Arda'yı karşı kıyıya geçirme hayalleri kuranlar var şaka yollu da olsa. Diğerleri gibi sanıyorlar bu çocuğu da. Parayla dünyayı satın alırız mantığı.
Haldun Abi bizim gözümüzle konuya şu cevabı vermiş:
"Arda, Galatasaray'ın ruhudur. Galatasaray ruhunu satabilir mi?"
Bir de Arda'nın gözünden bakalım:
Sizce "Galatasaray'ın ruhu" onu öldürseler karşı kıyıya geçer mi?
Bence geçmez. Arda'nın da böyle düşündüğüne adım gibi eminim...

6.05.2009

Bıkma Aldırma

Biz bıktık usandık, sen bıkma, sinirlenme. Çalış, daha çok çalış. Yıldırma senaryolarına kanma. Sen bu ülkenin en büyük yıldızısın. Galatasaray'ın en büyük efsanelerinden biri olacaksın. Dediğin gibi, biz ne yaparsan yap arkandayız...

24.04.2009

Vurun Abalıya

Meyve veren ağaç taşlanır demişlerdi. Ağaç son meyvesini verdikten sonra o meyve o kadar büyüdü ki neredeyse ağacın gövdesi oldu; meyveye vurmaya çalışmak da bir yandan aslında ağacın kendisine aba altından sopa göstermeye denk geldi.

Arda Turan, Büyükşehir Belediyespor maçından sonra soyunma odasına girip arkadaşları ile galibiyeti kutlamak istemişti. Bu Arda Turan ki, kapalı tribün “bizim takım elele” tezahüratını duyduğunda takımın kaptanlarından önce herkesi organize edip tribüne getiren kişidir. Arda Turan için Galatasaray sadece her gün çalışmaya gittiği bir müessese olmadığı için, Arda Turan kendisini o müssesenin bir parçası olarak gördüğü için ve duygusal yönü de kuvvetli olduğu için her zaman kendisine verilmeyen sorumlulukları almak istemiştir. Bunlardan dolayıdır ki kendisi ‘her zaman girebildiği bir yere’ sadece ‘birilerinin akıl oyunları sayesinde’ sokulmayınca agresifleşmiştir. Agresifleşince de beklenen, talep edilen infaz hemen gerçekleşmiştir, ‘1 maç ceza’; açıklaması da tam bir Orta Çağ dilinde: “Cezanın infazının devam eden cezasının infazının bitimini takiben başlatılmasına karar verilmiştir.” Tez vurdurun boynunu, vurdurun da bakın bakalım bir daha yapabiliyorlar mı?

Hiç mi sorgulanmaz oradaki görevlinin Arda’ya ne yüz ifadesiyle, haliyle, tavrıyla “Gi-re-mez-sin” dediği? Hiç mi önemli değildir şampiyonluk yolunda giden bir camianın en değerli ‘meyvesi’nin mutluluğu tüm ‘ağaç’la paylaşmak istemesindeki samimiyet ve insancıllık? Hayat bu kadar katı kurallardan ibaret değildir, her zaman istisnalar, imtiyazlar vardır. Hele ki Türkiye Futbolu gibi çocuklarını bile soyunma odalarına sokan başkanlar varken Arda’ya pasaport sormak bir şeylere çanak tutmaktır.

Bilgin Gökberk bugünkü yazısında Metin Oktay’ın başından geçen benzeri bir olayı anlatmış. Taçsız Kral’ın başından geçen Arda’dan farksız, Arda’nın da gitgide Taçsız Kral’dan farksızlaşmaya başlaması gibi..